Bildiğiniz gibi köpekler sürü halinde yaşar ve tek kalmak doğalarında yoktur. Yalnız kaldığında sürüyü tekrar bir araya getirmeye çalışır ki bu çoğu zaman istenmeyen davranışlara sebep olur. Köpeğin tedirginliği arttıkça, bunların şiddeti artar.
Köpeğiniz yavruluktan itibaren, düzenli olarak kısa süreli olarak yalnız bırakılmalı. Bu süre zaman içerisinde kademeli olarak arttırılmalı.
Ayrıca dört ayaklı dostunuzla aranızda bir sevgi, liderlik, güven bağı oluşturursanız, evden çıktığınızda sonsuza kadar geri dönmeyeceğinizi düşünmeyecek, size güvenecektir. Yavruluktan itibaren evden çıkabilmek veya başka bir şeyi yapabilmek için köpeğe rüşvet vermek, kandırmak, dikkatini dağıtmak çözüm değildir. Aksine durumu zaman içerisinde daha kötü hale getirebilir.
Yavruluk aşamasını kaçırmış olanlar için tavsiyelerim:
1-Evden çıkmadan yarım saat önce başlayarak, köpeğinizle ilişki kurmayın. Tek kelime konuşmayın, dokunmayın, göz teması kurmayın. Kapıdan çıkarken “Hoşça kal, hemen döneceğim” vb. sözler söylemeyin. Bu şekilde davranırsanız ayrılık süreci kolaylaşır.
2-Evi en kısa sürede terk edin. Çantayı, anahtarları toplamak, ayakkabılarınızı giymek, dolabı açıp montu almak vb. aktiviteleri gerekirse yapın. Çıkma vakti geldiğinde hiç oyalanmadan birkaç saniye içerisinde evi terk edin.
3-Köpeğinizi kendine ve çevreye en az zarar verecek ortama bırakın. Gerekirse bir odayı ona ayırın. TV veya radyoyu açık bırakmak faydalıdır. Fakat reklamlarda yayının sesi artmakta ve müzikten bağımsız olarak, köpeğinizi tahrik edebilecek efektler yer almaktadır. Bu sebeple kanal seçimine dikkat edin. Benim favorim hiç konuşma ve reklam barındırmayan, Digitürk’ün muzik kanalları.
4-Sonuncu ve en önemli ipucu, köpeğinizi tek bırakmadan muhakkak enerjisini harcatın. Orta – büyük ırk köpeklerin enerjilerini boşaltmak için 1 saat durmadan, tempolu bir şekilde yürümesi gerektiği düşünülürse, özellikle sabah saatlerinde kendi zamanınızdan bir miktar fedakarlık etmeniz gerekebilir. Her problem çözümünde olduğu gibi bunu da denemenizi, artı ve eksisini kendiniz test etmenizi şiddetle tavsiye ederim. Ahmet’in, Ayşe’nin söylediği, tecrübe ettiği değil kendi gözlem ve tecrübeleriniz daha önemlidir.
Unutmayın ki köpekler söz konusu olduğunda öğretme ve düzeltme sürecini ağırdan almalı ve çok sabırlı olunmalıdır. Sevgili dört ayaklı dostlarımız buna fazlasıyla değer…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder